Yakın Okuma Atölyesi 8 Nisanda başlıyor!!

By

“Raimund Gregorius’un hayatını değiştirecek olan gün, öteki pek çok gün gibi başladı. “Pascal Mercier’nin Lizbon’a gece treni romanı bu cümleyle başlıyor. Gregorius lisede yunanca, latince ve İbranice öğretmenidir. Fakat o sabah yaşadığı karşılaşma önce onu Dr. Amadeu Prado’nun kitabıyla (Sözlerin kuyumcusu) karşılaşmaya ardından da tüm hayatını geride bırakarak Lizbon’a doğru sürükler. Gregorius’un yaşadığı karşılaşma içine sıkıştığı yaşamdan dışarı çıkarırken Amedeu Prado’nun yaşadığı karşılaşmaya doğru götürür. Hipokrat yemini nedir? Evrensel olarak yaşamın tarafındaki bir yasaya inanan bir doktor acaba hastasını kurtardığı için o yasaya ihanet etmiş olabilir mi? Yasa nedir? Şiddet nedir? Ölüm dürtüsünü nasıl ele alması gerekir? Özne dünyadaki yıkım ve çaresizlikle ne yapabilir? Freud bize Uygarlığın huzursuzluğunda medeniyetin karanlık yüzünü anlatır. Ölüm dürtülerinin düzenlenmesi gerekmektedir fakat psikanaliz, sanat ve edebiyat onun her zaman iş başında olduğunu gösterir ve haz ilkesinin ötesinde ne olup bittiğini söylemeye çalışır. Han Kang’ın 1948’te Jeju adasındaki katliamın şahidi olan bir annenin çocuğunun olan İnson ve arkadaşının yaşadıklarını anlattığı Veda Etmiyorum adlı romanı tam da bunu ele almaktadır.

Sakaya Murata’nın Kasiyer kitabının kahramanı Furukura bir gün yolunu kaybettiğinde karşısına çıkan markette işe girer ve aynı yerde yarı zamanlı bir çalışan olarak tam 18 yıl geçirir. Market onun tüm dünyasıdır. Orada değilken bile marketin sesi kulaklarındadır. Sıcak havalarda soğuk içecek raflarının yeniden doldurulması gerekeceğini düşünür. Öğlen için hazırlanacak sıcak yemekleri zihninde planlar. Bir yandan da diğer insanlar gibi olmadığını ama öyle gibi görünmek için yapması gerekenleri düşünür. Markette yarı zamanlı çalışan bulmak zordur. İşe yeni giren Şiraha işin gerekliliklerini yerine getirmeyince kısa süre sonra işten atılır. Bir gün onunla marketin önünde karşılaşır. Bu karşılaşma birçok şeyi değiştirecektir. 

Her karşılaşma özneler için birbirinden tamamen farklı yollar, bambaşka sorgulamalar açar ve birbirine hiç benzemeyen çözümler üretmeleriyle sonuçlanır. Bu durumu nasıl anlayabiliriz? Bir öznenin ötekiyle, arzuyla, cinsellikle ve ölümle karşılaşması nasıl bu kadar farklı sonuçlar üretebilir? Vejetaryen kitabındaki Yonghe’nin eniştesiyle yaşadığı cinsel deneyim bize bunu gösterecektir.  Georgi  Gospodinov’un babasının kanser süreci ve ölümünü ele alışı bu meselenin bambaşka bir boyutunu konuşmaya imkan verecektir.

Bu atölye bu konularla ilgilenmek için 8 Nisanda başlıyor!

Lacan bize kapitalist söylem ile efendi söylemi arasında gidip gelmekte olan öznenin deneyimlediği özgürlüğün aslında artı-keyif nesnelerine ulaşmaktan ibaret olduğunu söyler. Bu özgürlüğün öteki yüzünde ise şiddetin yeni biçimler, yeni semptomlar ve yeni çıkmazlar kendini göstermektedir.

Freud Haz ilkesinin ötesinde metninden Ferenczi’ye 1919’da yazdığı bir mektupta bahseder: “Mazoşizmin doğuşu üzerine bir çalışmayı yeni bitirdim. Adı Bir çocuk dövülüyor. İkinci bir kitap ise, gizemli bir şekilde Haz İlkesinin Ötesinde başlığını taşıyor ve yazım aşamasında. “sonunda okuyucunun kendisine doğru gelen şeyi yapmasına bağlı olacak her şey” diye de ekler. Bu atölyenin amacı da öyle diyebiliriz.

Bu atölye Lacancı ve Freudcu kavramlardan yola çıkarak aşağıdaki romanlarla birlikte haz ilkesi, jouissance, psikoz ve yas üzerine bazı soruların peşinden gitmeyi amaçlıyor.

4 oturum;

8 Nisan 2026: Haz ilkesinin ötesinde ve saldırganlık  

15 Nisan 2026: Ölüm dürtüsü ve jouissance

22 Nisan 2026: Psikozun huzursuz öznesi

29 nisan2026: Bitimsiz bir yas

Toplantı ZOOM üzerinden gerçekleştirilecektir.

Okuma Listesi;

Lizbon’a gece Treni – Pascal Mercier

Vejetaryen- Han Kang

Kasiyer – Sakaya Murata

Veda Etmiyorum – Han Kang

Bahçıvan ve ölüm – Georgi Gospodinov

Kitaplar atölyede ele alışımız bu sırayla olacaktır.

Gerekli bilgiler;

Başlangıç saati 20.00

Kayıt için axis@axisyayinlari.com adresine mail atabilirsiniz.

Kayıt ücreti 4 oturum için 6000tl’dir (KDV dahil).